|
DUYURULAR
|
KESK ve SESAN Bartın Şubesi'nin işbirliğiyle “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” dolayısı ile yapılacak karma resim sergisi katılım şartnamesidir: Şartname için yazının "Devamı"nı tıklayınız... |
|
Devamı...
|
|
|
SERGILER VE ETKINLIKLER
|
Siemens Sanat’ta,‘adalı olmak’ yeniden yorumlanıyor
2004 yılından bu yana Türkiye’de güncel sanatın önemli adreslerinden biri olan Siemens Sanat, yeni yılın ilk sergisi ‘Adada Bir Yaz’ ile adalı sanatçıların gözünden ‘adalı olmayı’ yorumluyor. Küratörlüğünü Emre Zeytinoğlu’nun üstlendiği sergide, Stella Angelidou, Ani Setyan, Simge Uygur ve Hasan Zeybek’in yapıtları yer alıyor. Sergi, 17 Şubat - 14 Nisan 2010 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor. Adanın yaşam alanının sınırlarla çevrili olmasından dolayı ada sakinlerinin de her zaman kendi coğrafyasının koşullarına uyduğunu ifade eden küratör Emre Zeytinoğlu adalılara ilişkin gözlemlerini şöyle özetliyor: “Adalılar canları her çektiği an öyle alıp başını uzaklara gidemeyeceğini hisseder. Sürekli olarak gemi ya da uçak tarifelerine ya da hayli sert kurallar içeren ‘geçiş koşulları’na bağlı olduğundan ani seyahat kararları veremezler. Uzaklara gitme keyfi ya da gereksinimi ile gemi ya da uçak tarifeleri üst üste çakışabilirse, bir çılgınlık yapıp adayı terk edebilirler. Bu çakışmalar adalıların yaşamında pek az olur ve adada geçirilen uzun yıllar adalıları coğrafyaya iyice bağladıkça, adayı terk etme isteği (ve enerjisi) düşük bir olasılık halini alır. Genellikle, bir adalı için en büyük macera, bahçe kapısından çıkıp çarşıya inmektir. Hiç akla sığmayacak olanı ise, komşu köye ya da kente gitmektir.” Günümüz koşullarında ise bu durumun değiştiğine dikkat çeken Zeytinoğlu, adanın koşullarından bağımsız olarak, artık adalıların uzun bir yol kat ederek de olsa ‘iş’ yollarına düşüp adalı karakterinin üstesinden gelmeye çalıştıklarını ifade ediyor. |
|
Devamı...
|
|
|
SERGILER VE ETKINLIKLER
|
12 Şubat – 15 Mart 2010 Gia Japaridze’nin yaratıcı işleri hem ifade hem de öznelliği açısından mükemmeldir. Açık alanları süsleyen küçük , hafif ve zarif figürlerden, anıtsal heykellere... İşte onun yaratıcılık alanı. Şimdiye kadar söylediklerimiz gösterir ki, anıtsal heykelleri ve çalıştığı diğer stiller onun “plastik vizyonuyla” şekillenir. Gia Japaridze malzemelerini çok kolay terbiye eder. Malzemenin esas niteliğini, gerçek bir sanatçı gibi sezgileriyle hisseder. Heykeltraşın gözleri ve bakışları nesnenin veya malzemenin derinine işlediğinde, ondaki form yaratma potansiyelini görebilir, ortaya çıkarabilir ve ona olağanüstü gerçekliğini verebilir. Taş, mermer, kıymetli madenler ve bakır, onun güçlüce kavradığı araçların tesiriyle “yumuşatılır” (bu gücün korunmasını gençliğindeki rugby oyunculuğuna borçludur), kendini ifadenin bir formunu arar gibi mükemmelik için savaşır, en sonunda, algıladığımız görüntüsü ortaya çıkar. |
|
Devamı...
|
| |
| |
|
|
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 1 - 5 Toplam 316 |